23 Mart 2010 Salı

Show Must Go On



İnsanın en umutsuz anlarında bile başını gömdüğü yerden çıkarıp umutla havayı koklamasını sağlayan bir cümledir "Gösteri devam etmeli.".. Yine de öyle geniş anlamlı bir cümledir ki bu, her türlü anlamı yükleyebiliriz ve yeni çıkarımlar yapabiliriz bence.. Mesela;



# Hani siz bile ne hissettiğinizden emin değilsinizdir fakat aklınızın ve kalbinizi öznesi olan kişi tam o sıralarda kendi kendine triplere grip "bu bana aşık ama ben ona değilim" modunda sizden uzaklaşmaya başlar ya.. O insan modu tam dayaklık işte.. Arkadaşım BEN daha emin değilim ne hissettiğimden, sana ne oluyor ki hemen yargılamakta ısrar ediyorsun?! Tamam belki "Lan galba sevgiliymişiz gibi oldu, ben elimi ayağımı çekiyorum bu işten" hissine kapıldın kapılasın geldiği için.. Ama bi sorgula bakalım iyice kendi kafanda cidden böyle bir durum mu var yoksa SEN mi öyle görüyorsun.. Daha da saçmalamaya devam edersen gösteri sensiz devam edecek, aklında olsun..

# Herkes kendini övmeyi sever, tamam.. Bir anneanne deyişi olarak da "Maymun bile aynada kendini görse beğenirmiş" cümlesiyle pekiştiriyorum bu düşünceyi hatta.. Ama maymun bile aslında ne olduğunun bilincindedir değil mi?! Şöyle ki; bazılarımız arkadaş ortamında kendilerini ifşa edip "Bugün çok bakımsızım yaa" diye serzenişte bulunurlar.. İşin aslı şudur ki bu cümleyi kuran kişi aslında gayet de bakımlıdır ama takviyeli sade(!) haline övgü istemektedir.. Aynı şeyi 3-4 yıl önce çektirdiği ve kendisinin çok beğendiği resimleri net ortamında yayınlayıp "Ay tipime bak ya, ne biçimmişim :)" yorumuyla yok canııım ne alaka* toplamak amacıyla da yapar bu insan modelleri.. Gösterinin kendini olduğunu vurgulamak isterler ama bu sefer de gerçek hayat onlarsız devam eder..

# Birinin bir şeyi bilmemesi, onu henüz öğrenmediğinden dolayıdır.. Bu sözü çok severim.. Fakat bazılarımız tamamen bunun tam tersi hareket eder.. Yani "ben her şeyi biliyorum" insanları bilmemenin bir ayıp olduğuna o kadar yürekten inanır ki öğrendiklerini karşısındakini ezmek amaçlı kullanır, hatta bunu hobisi haline getirir.. Meraklısın olduğu bi konuda bilgilendirir kendini önce.. Araştırır, okur, iyice donanım sahibi olur.. Sonra da geçer herhangi bi arkadaşının karşısına ve kendi kendine öğretmenliğe soyunur.. "Bunu biliyor musun?! Bu aslında böyleymiş.. Demek haberin yoktu.. Vah yazık sana.. Nasıl olur da bilmezsin kahrolasıca." edalı cümleciklerle bilgisi yettiğince ezmeye çalışır sizi.. Ne kadar bildiğinizi sınadıktan sonra bilmemeniz onu o kadar mutlu eder ki bi keyif sigarası yakmak ister içmese bile.. İşte bu tip insanlar karşısında "Sen bunları ne zaman öğrendin peki?!" cümlesiyle gösteriye devam edebiliriz.. Ama bu modüldeki birinin buna da cevabı vardır, hazırlıklı olmakta yarar var...

# Şimdi bu yazıyı okuyan hangi kişi "Ben hayal kurmam." diyebilir?! Dese bile bunu ne kadar içten söylemiş olur veya ne derece dürüsttür?! (Valla ben hayal kurmam ve de dürüstüm diyen sen sevgili okuyucu, bir daha düşün) Hepimiz hayal kurarız, hepimizin kafasında her gün yeni film senaryoları, kitap konuları, şarkı sözleri dolanıp durur.. Ama kendimizle ilgili ama sevdiğimiz biriyle ilgili sürekli aklımızda bi şeyler kurgularız.. Gelecekle ilgili hayallerimizin ufku sınırsız olduğu için de en çok bu alanda kafa patlatmayı severiz.. İşte tam burada bazı realist geçinen sözde karamsar mantık insanları hayal kuran fanfic temalı zihinleri küçümseme derdine düşer.. "Gerçekçi olalım, senin Oxford'da okuma gibi bi olasılığın olabilir mi hedehödö?!" türevi cümleler kurarlar, hevesinizi baltaladıklarının farkında olmadan sizi mantığın sesini dinlemeye zorlarlar ve bir zamanlar aslında kendilerinin de hayal kurduğunu unuturlar.. Yani tamam, bu hayalperestlik kişiden kişiye göre oran değiştirebilir ve fazlası hakikaten zarardır.. Ama ihtimal dahilinde bile olsa düşündükçe yüzümüzde bir gülümseme oluşturan bu düşünceleri budamak da "mantığa" sığmaz.. Gösteri yine bi şekilde devam eder tabii ama hayalgücünden yoksunsa izleyicisi az olmaz mı?!



İşte bunlar ve bunlar gibi durumlarda insan kendine her şeyin bir "gösteri"den ibaret olduğunu hatırlatırsa, o cümleye yeni anlamlar yüklemiş olur.. Ben öyle yapıyorum ve adaptasyonlarımdan da gayet memnunum (.

4 yorum:

StummScream dedi ki...

Şimdiii, realistlik ve hayalperestliğin bir arada bulunabileceğini isviçreli bilim adamları araştırmış onay vermiş. Bende onların kobayıyım, pardon yalancısıyım.

Şöyle birşey var bir de insanlar daha çok ulaşamadıkları ve yapamıyacakları şeyler hakkında hayal kurmaz mı aslında? Kaçımızın kaç hayali gerçek ki =))

Syntinen dedi ki...

İsviçreli bilim adamlarına kucak dolusu sevgiler o zaman çünkü ben de o çelişkili ifadeleri bir arada bulunabileceğine inanıyorum tıpkı senin gibi (:

Ancak gel de bunu realist ve mantıklı olduğuna körü körüne inanan kesime anlat.. Bu cümleyi onlara kursan "İşte boşuna uğraş gibi bi şey oluyor hayal kurmak yani" diye işin içinden çıktıklarını zannederler..

Lillie dedi ki...

" ^ben her şeyi biliyorum^ insanları bilmemenin bir ayıp olduğuna o kadar yürekten inanır ki öğrendiklerini karşısındakini ezmek amaçlı kullanır, hatta bunu hobisi haline getirir.."
Böylelerini eşşek sudan gelene kadar dövmek, sonrada o eşşeği geri gönderip o suya gidene kadar dövmek istiyorum sevgili Syntinen. Hani tam alakası yok biliyorum ama, tutamadım kendimi, hele bir de en sevdiğim grubun (bkz: Sentenced) fanı olduğunu iddia eden biri bana bilmişlik taslamaya kalkıp sinirlenince, bir de senin yazdıklarını okuyunca tutamadım psikopat tavşanımı, mazur gör :D

Syntinen dedi ki...

Of off o metal ile ilgili ben bilirimci haller efsanedir zaten ya.. Yapmayanı dövüyorlar* yasası çıkmışçasına davranıyor hatta bazıları, sana da öylesi denk gelmiş baksana (:

Psikopat tavşanını da tebrik ediyorum yerinde ve doğru bir şekilde celallendiği için :D